Dün gece yatmadan önce yarın ne yapacağım diye düşündüm. Kafamda o kadar çok şey vardı ki. Dayanamayıp kalktım ve elime kalem ve renkli not kağıtlarını alıp yazmaya başladım bir bir. Yazmayı bitirip uyuduktan sonra planlarımla ilgili güzel rüyalar görmeye başladım...
................................................
İlk gördüğüm rüya öncelik verdiğim planımla ilgiliydi. Planıma göre yarın erkenden kalkacak, veresiye sattığım cep telefonumun parasını bankadan çekecektim. Banka hesap numaramı verdiğim alıcı, parayı yatıracaktı. Daha doğrusu ben öyle sanıyordum. Rüyamda alıcı paramı yatırmadığı gibi, hesabımı da boşaltmıştı. Evet beş parasız kalmıştım. Ağlıyordum...
................................................
İkinci rüyam bu kadar kötü değildi. Kötü değildi dediysem bana göre kötü değildi. Sizi bilemem tabi. Neyse efendim planıma göre yarın şehir dışında bir iş için otobüs bileti alacaktım. Bilet gidiş - dönüş olacaktı ve bunu kız arkadaşıma ve diğerlerine çoktan söylemiştim. Rüyamda bir haftalık şehir dışı seyahatimi fırsat bilen kız arkadaşım, beni en yakın arkadaşımla aldatmıştı. Ama ne tuhaftır ki, durumu öğrenince kızmıyordum. Belki de onların buna değmeyeceğini düşünmüştüm. Gülümsüyordum...
................................................
Üçüncü rüyam biraz daha iyiceydi. Planıma göre yarın harç ücretini yatıracaktım. Son gündü. Neden son güne bıraktığımı soranlara söyliyeyim. Parayı ancak denkleştirebilmiştim. Rüyamda harç ücretini yatırmak için ayırdığım parayı, diğer işlerimin aciliyeti sebebiyle arkadaşıma vermiş ve benim yerime bankaya yatırmasını söylemiştim. Ona güvenmiştim. O ise harç yatırmada son gün olmasına rağmen parayı yemiş, bana ise yatırdığını söylemişti. Ben için rahat bir şekilde kayıt için gittiğimde durumu öğrendim. Ama çok geçti. Sonra birşey oldu, ben üzülürken bir şans daha tanıdılar. Buna göre harç yatırma süresi bir gün daha uzatılıyor, ama iki katı faiz ödeniyordu. Çaresiz razı oldum. Ama o an mutlu oldum. Gülüyordum...
................................................
Nihayet son rüyama geldik. En güzeli buydu. Ardı ardına gerçekleşmeyen planlarımın ardından, dolabımda bulduğum bir lamba kaderimi baştan aşağı değiştirmişti. Lambadan bir cin çıkmış ve bana dileğimi sormuştu. Bense o an önceki rüyalarımda beni kandıran, ihanet eden ikiyüzlü insanların hayatını mahvetmekle kendi geleceğimi kurtarmak arasında ikilemde kalmıştım. Ama bu bile beni çok ama çok mutlu etmeye yetmişti. Evet çok mutluydum. Kahkaha atıyordum...
................................................
Uyandığımda gülüyordum. Hemen yatmadan önce yazdığım notlara baktım. Not kağıtlarını yırtıp attım. Şüphelenmiştim onlardan. Benim planlarımı benden başka bilenler vardı. Evet o not kağıtları... Ya benim onlara anlattıklarımı sevdiklerimin kötü taraflarına anlattılarsa? Olamaz mı? Pekala olabilir.
Artık planlarımı yazmayacağım not kağıtlarına. Güvenmiyorum asla!
Sonunda bir kez daha anladım ki, aklımızla oluşturduğumuz planlarımızı paylaşabileceğimiz tek varlığımız kalbimizdir. Çünkü şifresini de, dilini de, huyunu da bizden başkası ne bilir, ne de duyar.
Cinden ne mi istedim? Hiçbir şey. Ona dedim ki, ' Sen önce kendini o minik lambadan kurtar. Ben kendi hayatımı nasıl olsa kurtarırım.'
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder