Herkese merhaba.
Gelecekte iyi bir yazar, ya da iyi zannedilen bir yazar olmayı düşünmemin zannediyorum 10. yıldönümünde iç dünyamı yansıtabileceğim bir ayna ararken imkanlarım dahilinde bulduğum en iyi ve hesaplı aynanın burası olduğunu varsayarak bu fakir ama gururlu, kimsesiz ama azimli ve vakur halimle selamlıyorum herkesi.
Hangi yılın hangi ayının hangi günüydü bilmiyorum. Aklıma dank etti. Daha doğrusu ardı ardına insanların ağızlarından fırlatılan sert cümleler benim aklıma dank ettirdi bu düşünceyi. Bu düşünce, uçsuz bucaksız amaçları, hayalleri olan, bu hayalleri gerçekleştirmenin uzun zaman ve para gerektirdiğini çok geçmeden anlayınca da artık kahretmek ve birşeyler yapmaya çalışmak ikileminde kalan benim gibi birini daha blog açmaya ve birşeyler karalamaya itti.
İstedim ki, ben kendimi, kendi dünyamı anlatayım, yazımı okuyanlar da kendi dünyalarını anlatsın. Hep çenem konuştu, ruhum dinledi şimdiye kadar. Artık yeter! Sussun da biraz ruhum konuşsun, ellerim yazsın. Dilimin uşaklığını yapan ve ruhumun fikrini en son dinleyen aklım da ya izin versin, ya da biraz istirahat etsin. Eğer bu serüvenin sonunda birtakım kimseler ve kötülük meleğim haklı çıkarsa yine özür dilemeyeceğim. Bir faydası olmasa da, beni anlayan, ruh halimi aktarırken bana itiraz etmeyen dizüstü bilgisayarım ve düşünürken aklıma gelenleri not aldığım küçük not defterimle arkadaş olur, ruhumun gönlünü alırım diye düşündüm.
Kendimi bildim bileli sürekli hareket halinde olan hayat merdivenimin 25. basamağında olduğum şu günlerde, geçmişin etkileri o kadar fazla, o kadar belirleyici ki, korkarak aldığım her karara yalnız kaldığım zamanlarda hesap veriyormuş gibi hissediyorum kendimi. Ama artık karar verdim. Şimdi diyorum ki ; ' Evet böyle geldi, ama böyle geçmeyecek! ' Çevremde ne kadar insan varsa bu günlerde söyleyip durduğum, adeta tekerleme yaptığım sözüm bu benim. Sonucu ne olursa olsun, korkmadan cesurca adım atmak ve bu adımlarımın hesabını da, eğer vereceksem cesurca vermek istiyorum. Çünkü korkarak yaptığım her şeyin sonunda yaptığım savunmalarımın da ürkek ve çaresiz olduğunu biliyorum.
Adını ne koyarsak koyalım, ister Umut, ister Ümit, ister Hayal... İçimde yaşayan, kimsenin bilmediği ve tanımadığı ve nerden geldiğini de bilmediği bu sevimli Kurgu Çocuğu sevip büyütmek ve onunla yaşayıp yaşlanmak istiyorum. Evet tıpkı sizin istediğiniz gibi. Herkesin istediği gibi.
Kimsenin umudunu yitirmeden yaşadığı bir dünya dileğiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder